
![]()
Atardamarlardaki tıkanıklıkların en sık görüldükleri bölge gövdenin alt
yarısıdır. Yukarıda, vücuttaki bütün organ ve sistemlerin kalpten çıkan ana
damar olan AORTA’dan temiz kanlarını aldıklarından söz etmiştik. Aorta ve
dallarında ortaya çıkan tıkanıklıklar bu dalların beslediği organlarda ve tıkalı
seviyenin altındaki dokularda beslenme bozukluklarına neden olur. Bu
tıkanıklıklar damar sertliği gibi nedenlerle yavaş yavaş gelişebildiği gibi
atardamarın bir pıhtı veya benzeri bir yapıyla tıkanması sonucu ani olarak
ortaya çıkabilir. Gövdenin alt yarısını ilgilendiren damar tıkanıklıklarında
olay yavaş geliştiyse çoğunukla bacaklarda kıllarda azalma, ayak tırnaklarında
büyüme bozuklukları, çabuk kırılma ve kabalaşma, soğuktan çabuk etkilenme ve
zamanla ayaklarda sürekli soğukluk, önceleri uzun mesafe yürüyüşlerde, yokuş ve
merdiven çıkmalrda ortaya çıkan ve gittikçe ilerleyen kalça ve baldırda kasılma
tarzında ağrılar atardamar tıkanıklıklarının en önemli belirtileridir. Gerekli
önlemler alınmadıkça ve tedavi edilmedikçe hastalık ilerleme gösterir ve
istirahat sırasında da çok ızdırap veren ağrılar ortaya çıkar. Kritik düzeyde
beslenme bozukluğu olan bacaklar genellikle travma ve enfeksiyonlara normal
beslenen uzuvlardan çok daha duyarlı ve dayanıksızdır. Basit bir ayakkabı
vurması bile bu durumdaki ayaklarda tehlikeli yaraların ortaya çıkmasına neden
olabilir. Bu şekilde ortaya çıkan yaralar yeterli kan alamadıklarından
iyileşmede son derece güçlük gösterirler ve olaya enfeksiyonun eklenmesiyle
tedavisi çok güç olan durumlar ortaya çıkar ve tedavi edilemeyen yaralarda doku
ölümü gelişerek GANGREN denilen tablo ortaya çıkar. Gangren gelişen uzuvlar
artık kesilerek tedavi edilebilirler. Kesilmenin gecikmesi hayatı tehdit eden
durumlar ortaya çıkarır.
Ani gelişen damar tıkanıklıklarında genellikle hastayı çok müşkül durumda bırakan tablolar ortaya çıkar.Erken müdahale edilmezse uzuv kaybına gider.
Damar sertliğine bağlı olmayan atar damar tıkanıklıkları da seyrek olmayarak görülmektedir. Bunlar arasında alt tarafı en çok ilgilendireni BUERGER hastalığıdır. Buerger hastalığı hemen hemen tamamen sigara içen insanlarda ortaya çıkar. Hastalığın başlama yaşı genellikle damar sertliği olgularına göre daha gençtir. Yine damar sertliği olgularına ters olarak aşağıdan başlayıp yukarı doğru ilerler. Bu nedenle cerrahi müdahale şansları azdır. Sigaranın bırakılması hastalığın ilerlemesini önemli oranda azaltır. Bu nedenle zamanında tespit edilen olgular sigarayı bırakıp uygun şekilde tedavi edilirlerse uzun süre sorunsuz idare edebilirler.
Atardamar hastalıkları kollarda ve diğer bölgelerde de ortaya çıkabilir. Her zaman organik bir nedene bağlı olmayabilir. Fonksiyonel olarak ortaya çıkan ve damarda spazm dediğimiz geçici daralmalar oluşabilir. Bu durumların başında REYNAUD sendromu dediğimiz patolojiler gelir. Ellerde soğuma ve parmak uçlerında morarma ile seyreden bu durum bazen altta yatan nedenler bulunup yok edilerek, bazen de bir neden bulunmaksızın tıbbi veya bazı tür cerrahi yöntemler kullanılarak tedavi edilirler.
![]()